Üniversitemiz, 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’ne Katıldı
Üniversitemiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'ne katıldı.


Törene TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Yükseköğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu (YÖDAK) Başkanı Prof. Dr. Aykut Hocanın, Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, rektörler, Üniversitemizden ve farklı üniversitelerden akademisyenler ile üniversiteleri temsilen öğrenciler katılım sağladı.
.jpg)

.jpg)


Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni akademik yılın ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, öğrencilerin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, akademisyenlerin yeni yayım ve araştırma faaliyetleriyle temayüz edeceği, üniversitelerin başarılarına yenilerini ekleyeceği verimli bir akademik yıl temennisinde bulundu.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 2026 Üstün Başarı Ödülleri'ni tevdi edecekleri bilim insanları ve üniversiteleri kutlayıp, jüri üyelerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Az önce, Harran Üniversitemizin Çok Sesli Koro Topluluğu, 'Fırat'ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız' isimli bir dinleti icra ettiler. Yaşam ve eğitim hakkı ellerinden alınan Gazzeli çocuklara ithaf edilen bu beste, bizleri ziyadesiyle etkiledi, çok farklı bir ruh iklimine götürdü. Bu vesileyle son 3 yılda annelerini, babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını toprağa veren, evleri, üniversiteleri, okulları, eğitim kurumları siyonist soykırım şebekesi tarafından yerle yeksan edilen, buna rağmen hayat ve haysiyet mücadelesinden, onurlu bir şekilde var olma azminden taviz vermeyen tüm Gazzeli öğrencilere, onların şahsında bölgemizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurların tamamına, ülkem ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat'ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, onların daima yanlarında olacağımızı, haklı davalarını her şartta savunacağımızı, bugün bir kere daha ve özellikle ifade ediyorum. Bilvesile, Gazze'de ve işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail'in devlet terörünün kurbanı olan, çoğu çocuk ve kadın 74 bin şehidimize, Cenab-ı Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum." dedi.
19. asırdan itibaren mevcut bilginin öğretilmesine ilave olarak araştırma faaliyetlerinin de ağırlık kazanmaya başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin bilginin sadece öğretildiği değil aynı zamanda üretildiği araştırma kurumları haline geldiğini söyledi.
Devam eden süreçte ise bunlara "üçüncü misyon" olarak adlandırılan ekonomik ve toplumsal katkının da eklendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısacası bugünün üniversiteleri var olan bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırma faaliyetleriyle yeni bilgilere ulaşan, ulaştığı bu bilgileri de toplumla paylaşan, meselelerin çözümüne katkı sunan kurumlardır. Bizim de üniversitelerimizin özellikle kendilerinden beklentimiz tam olarak bunlardır. Ancak bilhassa yapay zekâ teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler, üniversitelerimiz için bazı alanlarda sınayıcı bir hal almıştır. Her şeyden önce bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşmıştır. Kaynağa ve bilgiye yapay zekâ modelleri üzerinden ulaşmak, araştırma sürecinde sarf edilen emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz. Bilgiyi karşılaştırmalı olarak ele almanın, onu sorgulamanın, diğer kaynaklar üzerinden rasyonel bir değerlendirmeye tabi tutmanın önemi giderek azalıyor. Kaynağa giden yollar kısalırken araştırma sürecinde sarf edilen eforun kıymeti, bereketi, getirisi de maalesef unutuluyor. Oysa akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır.” şeklinde konuştu.
.jpg)
Yapay zekânın sunduğu bilgilerin sıhhatinin, kaynakların güvenilirliğinin çoğu zaman sorgulandığına dikkati çeken Erdoğan, şunları söyledi: “Burada dikkat etmemiz gereken en hayati nokta şurasıdır: Öğrenci ile akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Hoca öğrencisiyle tecrübesini paylaşır, ona bilimsel bir kültür aşılar. Onun neyi, ne kadar öğrendiğini, nerelerde zorlandığını ölçer. Gerektiğinde onu yeni kaynaklara, yeni araştırmalara sevk eder. Şayet burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz. Zira araştırmaya dayanmayan, hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi suya yazılan yazı misali anında silinir, kaybolur, unutulur. Üniversitelerimizin özellikle yapay zekâ ve yeni teknolojiler bağlamında öğretim usul ve esasları parantezinde bu sorunlara etraflıca kafa yormaları gerektiğine inanıyorum.”
.jpg)
Törende konuşan YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Türk yükseköğretim camiasının ülke ve dünya gündemini yakından takip ederek, sahip olduğu bilimsel bilgi ve akademik birikimle üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini vurguladı.
Prof. Dr. Erol Özvar, tüm üniversiteleri "Terörsüz Türkiye" hedefini farklı boyutlarıyla bilimsel zeminde ele almaya, araştırmalar, konferanslar, paneller ve çalıştaylarla sürece katkı sunmaya davet ettiklerini, üniversitelerin 2026-2027 akademik yılı açılış törenlerinde ve ilk derslerde bu konuyu ele aldığını belirtti.
Türk yükseköğretimi olarak İsrail'in saldırıları sonucu Gazze'de yükseköğretim alanında yaşanan yıkımın etkilerini azaltmak için yoğun çaba harcadıklarını dile getiren Prof. Dr. Özvar, eğitimlerini sürdürme imkânı bulamayan Filistinli öğrencilerin öğrenim ücretinden muaf olarak Türk üniversitelerinde eğitim görmesini sağladıklarını ve Filistinli akademisyenlere üniversitelerin kapılarını açtıklarını anımsattı.
Türk yükseköğretiminin son 24 yılda hem kapasite hem de nitelik bakımından büyük gelişme gösterdiğine işaret eden Prof. Dr. Özvar, "Bugün 208 üniversitemiz, yaklaşık 6,3 milyon öğrencimiz ve 190 bine yaklaşan akademik personelimizle dünyanın en büyük yükseköğretim sistemlerinden birine sahibiz." diye konuştu.
Akademik kapasite, bilimsel üretim ve araştırma performansında da önemli atılım gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Erol Özvar, "Bağımsız bilimsel kuruluşların verilerine göre Türkiye, makale ve derleme türündeki yayın sayısı bakımından 213 ülke arasında 2002'deki 29'unculuktan bugün 15'inci sıraya yükselmiştir. Bu niceliksel gelişmeye eşlik eden dikkat çekici bir nitelik göstergesi ise Q1 ve Q2 kategorisindeki dergilerde yayımlanan çalışmaların toplam yayınlarımız içindeki payıdır. 2019'da yaklaşık yüzde 34 olan bu oran, 2025'te yüzde 58'in üzerine çıkmıştır. Araştırma üniversitelerimizde ise bu oran yüzde 79'a ulaşmış, böylece bu yıl OECD ortalaması yakalamış bulunmaktayız." dedi.
Üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki konumunun da bu gelişimi desteklediğini vurgulayan Prof. Dr. Özvar, "2026 yılı uluslararası üniversite sıralamalarında 6 üniversitemiz ilk 500'e girmiş, bunlardan ikisi ilk 300 içinde yer almıştır. Hedefimiz, bu başarıyı daha da ileriye taşımak ve en az iki üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini sağlamaktır." açıklamasında bulundu.
Prof. Dr. Özvar, üniversite kaynaklı patent ve faydalı model başvurularının 2022'den bugüne kadar 2 kat yükseldiğini, tescil sayısının ise 900'e ulaştığını bildirdi. Türk yükseköğretiminin mesleki eğitim alanındaki dönüşümünün merkezine "İşletmede Mesleki Eğitim" modelini yerleştirdiklerine dikkati çeken Prof. Dr. Özvar, ön lisans ve lisans programlarında en az bir yarı yıllık yapılandırılmış uygulama dönemi oluşturduklarını belirtti.
.jpg)
Prof. Dr. Özvar, 7 ildeki pilot uygulamanın yaklaşık 120 bin öğrencinin öğrenim gördüğü 185 mesleki ön lisans programını kapsadığı bilgisini paylaşarak, 2018'de başlatılan "Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi"ni de güçlendirerek sürdürdüklerini dile getirdi.
Prof. Dr. Özvar, üniversitelerin akademik birikimini ortak üniversiteler, yurt dışındaki programlar, öğrenci ve akademisyen hareketliliği, araştırma işbirlikleri aracılığıyla dünyayla buluşturduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Bu vizyonun en güçlü zeminlerinden birini Türk dünyası oluşturmaktadır. Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi ve Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesinin köklü birikimine, son yıllarda zatıalinizin himayelerinde ve destekleriyle Azerbaycan'daki Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi ile Özbekistan'daki Uluslararası Türk Devletleri Üniversitesini ekledik. Bu iki üniversite de sizlerin destekleriyle eğitim öğretime başlamış bulunmaktadır. Uluslararası işbirliklerimiz elbette Türk dünyasıyla sınırlı değildir. Balkanlardan Afrika'ya, İslam dünyasından Asya ve Avrupa'ya uzanan geniş bir coğrafyada ortak üniversite, ortak diploma, hareketlilik ve araştırma programları geliştiriyor, Türkiye'nin bilim diplomasisini güçlendiriyoruz."
Üniversitelerin bilimsel performans, nitelikli insan kaynağı ve topluma sundukları katkıyla insanlığın ortak geleceğine hizmet ederken Türkiye'nin iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınmasına daha güçlü katkılar sunacaklarını dile getiren Prof. Dr. Özvar, 2026-2027 Akademik Yılı'nın akademik ve idari personel, öğrenciler, yükseköğretim camiası ve tüm ülke için hayırlı olmasını diledi.
Törenin son bölümünde, YÖK tarafından her yıl bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride dağıtılan YÖK 2026 Üstün Başarı Ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ödülleri almaya hak kazanan akademisyenlere ve yükseköğretim kurumlarına verildi.
2026-2027 YÖK Akademik Yılı Açılış Töreni’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan; bilim ve teknoloji alanında sürekli yeni gelişmelerin yaşandığını ve rekabetin üst düzeyde olduğunu söyledi. Rektörümüz, üniversitelerin güncel gelişmeleri yakından takip ederek geleceği öngörmesinin ve gerekli adımları atmasının Yakın Geleceğin Büyük Türkiyesi vizyonu çerçevesinde çok önemli olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasında vurguladığı yapay zekâ ve yeni teknolojiler gibi alanların üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini belirten Rektörümüz, üniversitelerimizin eğitim kalitesini artırmanın yanı sıra araştırma, geliştirme, uygulama ve yenilikçilik faaliyetlerine de öncelik vermesi gerektiğini söyledi. Akademik çalışmaların, toplumun ve ülkenin geleceğine hizmet ettiği ölçüde kıymetli olduğunu ifade eden Rektörümüz Prof. Dr. Ersan Aslan, Kırıkkale Üniversitesinin nitelikli eğitim ve yenilikçi yaklaşımlarla ülkemizin kalkınmasına katkı sunmayı sürdüreceğini söyledi.